Merhaba bu haftanın ağaç ev buluşmasının konusu ; Söz, nişan, çeyiz alışverişi, kına gecesi, fotoğraf çekimleri, düğün salonları ve h...


Merhaba bu haftanın ağaç ev buluşmasının konusu ;

Söz, nişan, çeyiz alışverişi, kına gecesi, fotoğraf çekimleri, düğün salonları ve hepsinin arkasındaki şatafat düşkünlüğü… Ülkemizdeki düğün adetleri hakkında neler düşünüyorsunuz? Sizin hayalinizdeki düğün nasıldır?

Daha önce hiç böyle bir tecrübe yaşamadım gördüğüm kadarıyla yorumlamaya çalışacağım.Aslında düğünleri pek sevdiğim söylenemez genelde çok fazla gürültülü olur elimden geldiğince gitmemeye çalışırım.Söz,nişan,kına gecesi bence çok fazla, sadece düğün olsa yeterli olur diye düşünüyorum.  Bir de dünyamız dolayısıyla herkes birbirine hava atma derdinde.Düğünde bile benim düğünüm kır da oldu seninki salonda oldu,benim düğünüme çok kişi geldi bla bla bla.Bunlardan cidden nefret ediyorum,şu yaşımda kadar böyle saçma bir şey görmedim.En azından bana çok saçma geliyor insanlara hava atınca eline ne geçiyor anlamıyorum...Bir düğünlerimizde takı da vardır.Hani teyzeler geçer Ayşe bize şu kadar taktı biz de ona o kadar takarım.İçim daralıyor.Kısacası günümüzdeki düğünleri sevmiyorum,sevemiyorum umarım ileride güzel düğünler olur.Fotoğraf konusunu ise farklı ortamlarda olursa seviyorum.Fotoğraf çekmeyi de seviyorum.En azından anın unutulup gitmesini engeller,fotoğrafa bakım bakıp o anlara geri dönebiliriz.

Gelelim benim hayalimdeki düğüne.Düğünümün ormanda olmasını isterdim.Kır değil yalnız bildiğiniz orman.(bazılarınıza saçma gelebilir napim bu da benim zevkim)Çok fazla kişinin gelmesini istemiyorum.Az ama öz olsun.Çok fazla ses olmasını istemezdim.Canlı müziğin olmasını daha çok isterdim.Az kişi olduğundan dolayı duyulmama gibi problemler olmaz.Süsleme falan fistan o konulara pek takılmam açıkçası.İster olsun ister olmasın benim için bir anlam ifade etmiyor.Birkaç masa olsun ve insanlar eğlensin,mutlu olsun.

Değindiğim gibi söz,nişan,kına gecesi gibi şeylerin gereksiz olduğunu düşünüyorum.Ama bekarlığa veda partisini de severim yani.Kendi sevdiğim dostlarımla bir araya gelip eğlenmek daha ne olsun ki.Umarım ilerde böyle olur.


#ağaçevarşivi5

Merhaba,bugün farklı bir içerikle karşınızdayım.Sizlere kendi yapmış olduğum Siyah&Beyaz poster tasarımlarını sergilemek istedim.Her ...


Merhaba,bugün farklı bir içerikle karşınızdayım.Sizlere kendi yapmış olduğum Siyah&Beyaz poster tasarımlarını sergilemek istedim.Her ne kadar profesyonel olmasam da hobi olarak grafik tasarım ile ilgileniyorum.Kendimce bir şeyler yapmaya çalışıyorum.Başarılı olabiliyor muyum bilmem ama ben yaptığım tasarımları seviyorum.(Biraz kendimi öveyim :) Bazı tasarımları gördüğüm tasarımlardan esinlenerek yapıyorum.Umarım sizlerde sergimi beğenirsiniz.

do not be quiet! (sessiz kalma!)

Chrissy Costanza (Şarkıcı)

Siyah&Beyaz

Moon (Ay)




Daha detaylı görmek isterseniz;





Ağaç Ev'de bu haftaki konusu ; Hayatınızda sevdiğiniz ve şükrettiğiniz şeyler, sizi gün içerisinde mutlu eden küçük detaylar nelerd...


Ağaç Ev'de bu haftaki konusu ;

Hayatınızda sevdiğiniz ve şükrettiğiniz şeyler, sizi gün içerisinde mutlu eden küçük detaylar nelerdir?

Hayata şükretmek için birçok nedenim var.Öncellikle sağlıklı bir vücuda sahip olduğum için şükrediyorum.Ormanlarıyla,denizleriyle,gökyüzüyle,topraklarıyla,gecesiyle,gündüzüyle ve sayamadığım nice güzellikte bir dünyada doğduğum için şükrediyorum.Nefes aldığım için şükrediyorum.Güzel bir aileye sahip olduğum için şükrediyorum. Düşünebildiğim,yazabildiğim, okuyabildiğim için şükrediyorum.Ve daha yazamadığım nice şeyler için.

Gelelim beni gün içerisinde mutlu eden şeylere.Bazen küçük bir söze bile insan mutlu olabiliyor.Örneğin bir arkadaşınıza gidin ve seni seviyorum deyin.İnanın bu söze mutlu olacak bir sürü insan var.Ne yazık ki toplumumuzdan dolayı bu söz farklı anlamlarda da algılanabiliyor tamamen toplumun yetiştirme biçimi yüzünden.Her neyse.Herhangi bir arkadaşım bana seni seviyorum dese içimde bir mutluluk oluşur.Geçenlerde o kadarda samimi olmadığım bir arkadaşım gelip bana sen çok iyi kalpli bir insansın seni seviyorum dedi inanın bu söz beni o kadar mutlu eti ki  o gün neredeyse hiçbir şeye üzülmedim,kızmadım.Siz de gidip sevdiğiniz arkadaşlarınıza demelisiniz.Küçük bir sözle çok şey yapabilirsiniz.Beni mutlu eden diğer şey ise kulaklığımı takıp müzik dinleyerek yürümek ve hayallere dalmak.İnanın insanın içinde ne kadar sinir,stres varsa atıyor içinden,mutluluk bastırıyor.Yemek yemekte çok mutlu ediyor beni.Helede en sevdiğim yemekler varsa off mutluluğun dibine vururum.:)

Daha çok şey var ama şu an aklıma gelmiyor.Ben mutlu olmaya gidiyorum (yemek yemeye 😜) görüşürüz.(Bir kerede farklı bitirim 😀)

Filmin Konusu; Dünyada büyük bir olay yaşanmış ve insan nesli tükenmiştir.İnsan nüfusu yok olmadan önce insan nüfusunun devamı için öze...


Filmin Konusu;

Dünyada büyük bir olay yaşanmış ve insan nesli tükenmiştir.İnsan nüfusu yok olmadan önce insan nüfusunun devamı için özel bir robot ve içerisinde insan embriyolarının olduğu bir sığınak tasarlanmıştır.Anne adındaki robot insan embriyolarını alıp normal bireyler haline getirmekle görevlidir.Anne robot bir insan embriyosunu büyütür ve genç bir kız haline getirir.Kız bir sığınakta dünyaya geldiği ve hayatı boyunca hiç dışarıya çıkmadığı için,dışarıda olanları merak eder.Sığınağa bir yabancı gelir ve kız dışarıdaki dünya ile ilgili yabancıdan bilgiler alır.Her şeyi sorgulamaya başlar ve annesinin ona yalanlar söylediğini düşünür.Anne genç kızın dışarıya çıkmasını engellemek için elinden geleni yapar...

Film Yorumum;

Filmin fragmanını bile izlemeden sadece kapak resminden karar verip açtım.Genelde fragmanını izlerim ama bu filmde yapmadım sadece açtım ve izlemeye başladım.Filmin konusu gerçekten muhteşem denilebilir.Filmde sadece 3 oyuncu vardı.Buna rağmen filmde eksiklik hissetmedim.
Filmde bir robot anne gerçek insanlardan bile daha iyi davranıyordu.Filmi izledikten sonra robottan da anne olabileceğini anladım.Film insansız bir ortamda büyümenin nasıl bir duygu olduğunu çok iyi bir şekilde anlatıyor.Filmi izleme listenize almalısınız bence.Bu türde filmleri seviyorsanız bunu da mutlaka seveceksiniz dir.İyi seyirler. :)

I Am Mother | Fragman


Kendimden nefret mi ediyorum bilmiyorum.Bu gün birkaç arkadaşımla oturuyorduk.Bir arkadaşım galerisinden fotoğrafları gösteriyordu.Kendis...


Kendimden nefret mi ediyorum bilmiyorum.Bu gün birkaç arkadaşımla oturuyorduk.Bir arkadaşım galerisinden fotoğrafları gösteriyordu.Kendisinin galerisinde 4-5 tane benim fotoğraflarım vardı.Bir arkadaşımda şaka amacıyla çocuğun kendi telefonunda bile bu kadar fotoğrafı yok dedi.Gerçekten de öyleydi telefonumda sadece 2 tane kendi fotoğrafım var.Arkadaşlarımın,ailemin fotoğrafları kendi fotoğraflarımdan fazla var.Aslında fotoğraf çekmeyi de çok seviyorum ama kendi fotoğrafımı çekmeyi sevmiyorum,neden bilmiyorum.Sadece telefonumda da değil hiçbir sosyal medya platformunda da kendi fotoğrafım yok.Arkadaşlarımın hesaplarında bile kendileriyle birlikte çektirdiğim fotoğraflar var ama kendi hesabımda yok.

Şunu düşündüm acaba kendimden nefret mi ediyordum.Yoksa kendimden mi utanıyordum.Aslında bu konuyu hiç düşünmemiştim.Biraz düşündüm aslında utangaç olabilirdim.Zaten yüz yüze iletişim kurmaktan zorlanan birisiyim.Tanıştığım çoğu kişiyle aslında seni böyle tahmin etmiyordum diyorlar.
Zaten çok yakın olduğum bir kaç arkadaşım var.Gerçekte hiç yakın bir kız arkadaşım olmadı bu yaşıma kadar.Kız arkadaştan kastım sevgili değil dertlerimi,güzel şeyleri paylaşabileceğim birisi (kanki) .Bu yüzden de kızlarla yüz yüze konuşurken sanki bir ülkenin cumhurbaşkanıyla konuşuyormuş gibi stres yaparım.Ya yanlış bir şey söylersem,alınırsa vb. şeyler.En azından sanal alemde birçok arkadaşım var.Her ne kadar gerçek olmasalar da.

Kendimden nefret etmiyordum en azından.Kendimi seviyorum ya.:)
Bir insan kendinden nefret etmemeli sevin kendinizi.Neyseniz o olmaya çalışın.

Yaklaşık iki saat önce İstanbul'da 5,8 büyüklüğünde deprem oldu.Neyse ki şu ana kadar hiç can kaybı yaşanmadı.Hayatımda ilk defa gerç...


Yaklaşık iki saat önce İstanbul'da 5,8 büyüklüğünde deprem oldu.Neyse ki şu ana kadar hiç can kaybı yaşanmadı.Hayatımda ilk defa gerçek bir depremle karşılaştım.Deprem yaşanırken okuldaydım ve okulu apar topar boşaltık.Aslında çok fazla korkmamıştım.Eve doğu giderken farklı bir şey fark ettim her kafenin her dükkanın önünden geçerken içerideki bütün insanlar büsbütün televizyona odaklanmışlardı.Deprem haberine telaşla bakıyorlardı.O an tüylerim diken diken oldu.İnsanlarımız çok bilinçsiz deprem anında neler yapabileceğini bilmiyorlar.Aslında bizi deprem öldürmüyor bilinçsizlik öldürüyor.Şu an tüm ailem dışarıdalar depremden korunmaya çalışıyorlar.Ben onlara katılmadım.Neden mi çünkü ölmekten korkmuyorum.

Depremin ne zaman olacağını bilmiyoruz ama neler yapmamız gerektiğini biliyoruz.

Merhaba bu haftanın ağaç ev sohbeti; Özgür olduğunuzu düşünüyor musunuz? Özgürlük sizin için ne anlam ifade ediyor? Size göre özgür olm...


Merhaba bu haftanın ağaç ev sohbeti;

Özgür olduğunuzu düşünüyor musunuz? Özgürlük sizin için ne anlam ifade ediyor? Size göre özgür olmanın sınırı nedir?


Özgür istediğin gibi davranmak,istediğin gibi konuşmak (küfür,argo vb.) kısacası istediğin her şeyi yapmak değildir.Bence özgürlük istediğin müziği dinlemek,istediğin kitabı okuyabilmek,istediğin düşünceyi,fikri,konuşmayı görgü kuralları ile başkalarına dünyaya anlatabilmektir.Özgür müyüz ?
bence değiliz.Hiçbir zamanda olamayacağız ne yazık ki.Bize eski bir hocam (öğretmenim) her zaman şöyle derdi; yapmak istediğiniz her şeyde özgürsünüz ama bunların size bir sonucu olacaktır.Ya cezalandırılacaksınız ya da mükafatlandırılacak sınız.

Özgür olabilmek için birisine bir şey söylerken söyleyeceğimiz sözü düşünmemiz gerekiyor.Özgür olmak için hayır demek gerekiyor.Özgür olabilmek için insanların düşüncelerine saygı duymamız gerekiyor.Özgür olabilmek için öğrenmek gerekiyor.Bir gün özgür olmak dileğiyle...

Özgür olmak; istediğin her şeyi yapabilmek değil, istemediğin hiçbir şeyi yapmak zorunda olmamaktır. -Jean-Jacques Rousseau